Portekiz'in Yasakladığı Kara Çarşafı II. Abdülhamid de Yasaklamıştı
Portekiz'in Yasakladığı Kara Çarşafı II. Abdülhamid de Yasaklamıştı
Portekiz'in peçe ve burka kararı, Osmanlı'da II. Abdülhamid'in 1892'deki kara çarşaf yasağını anımsattı. İşte çok tartışılacak o tarihi gerçekler.
Portekiz'in Yasakladığı Kara Çarşafı II. Abdülhamid de Yasaklamıştı
Avrupa’da son yıllarda hızla yayılan kamusal alanda yüzü kapatma yasaklarına bir yenisi daha eklendi. Portekiz Cumhurbaşkanı António José Seguro’nun parlamentodan geçen yasa tasarısını imzalamasıyla ülkede peçe ve burka kullanımı resmen yasaklandı. Batı dünyasında "güvenlik" ve "laiklik" ekseninde tartışılan bu radikal karar, gözleri bir kez daha tarih sayfalarına ve Doğu-Batı sentezindeki giyim kültürlerine çevirdi. İlginç olan ise, Hristiyan bir Avrupa ülkesinin bugün aldığı bu güvenlik önleminin, yüzyıllar önce bir İslam halifesi ve Osmanlı padişahı tarafından da hayata geçirilmiş olmasıdır.
II. Abdülhamid’in Tarihi Fermanı: 2 Nisan 1892
Osmanlı Devleti döneminde kara çarşaf ve peçeyi yayınladığı resmi bir fermanla yasaklayan padişah II. Abdülhamid'dir. 2 Nisan 1892 tarihinde Bâbıâlî’ye (Sadrazamlığa) gönderilen resmi fermanla yürürlüğe giren bu yasağın arkasında iki temel gerekçe bulunuyordu. Bunlardan ilki, padişahın en çok hassasiyet gösterdiği konu olan "güvenlik zafiyeti" idi. O dönemde bazı kötü niyetli erkeklerin, hırsızların ve saray muhaliflerinin kara çarşaf giyip yüzlerini peçe ile tamamen kapatarak kadın kılığında evlere sızdığı, soygun ve casusluk faaliyetleri yürüttüğü tespit edilmişti.
İkinci gerekçe ise dini ve kültürel bir temele dayanıyordu. II. Abdülhamid, belden bağlanan siyah çarşafın özgün İslam geleneklerine ve kutsal "emr-i tesettüre" tam olarak uygun olmadığını bizzat belirtmişti. Osmanlı saray arşivlerindeki belgelere göre; siyah renkli bu çarşafın, o dönemde matem tutan Hristiyan ve Yahudi kadınların geleneksel kıyafetlerine benzemesi, yasaklanma kararının en dikkat çekici dini gerekçelerinden biri olarak kayıtlara geçmişti. Padişah, Müslüman kadınların yabancı kültürlerin etkisi altında kalmaması ve güvenlik açığı oluşmaması adına ferace gibi daha geleneksel kıyafetleri teşvik etmişti.
Türkiye Cumhuriyeti Dönemi ve Günümüzdeki Durum
Osmanlı'nın son dönemindeki bu fermanın ardından, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla birlikte kılık kıyafet alanında devrim niteliğinde adımlar atıldı. Cumhuriyet kanunlarında doğrudan çarşafı cezalandıran genel ve mutlak bir anayasal yasak bulunmamakla birlikte, kamu kurumlarında, okullarda ve devlet dairelerinde kılık-kıyafet yönetmelikleriyle uzun yıllar boyunca belirli sınırlar çizildi. Ancak günümüzde toplumsal alanda çarşaf kullanımı serbesttir.
Portekiz'in attığı son adım, aslında yüzü tamamen kapatan giysilerin dinler üstü bir güvenlik meselesi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Geçmişte Osmanlı Devleti'nin, bugün ise Avrupa ülkelerinin kimlik tespiti ve kamu düzeni gerekçesiyle benzer kararlar alması, tarihin tekerrürden ibaret olduğunu gösteren çarpıcı bir örnek olarak önümüzde duruyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.