İbrahim COŞKUN
Köşe Yazarı
İbrahim COŞKUN
 

AHISKA ÜZERİNDEN TARİHİ KARIŞTIRAN SİYASET

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gürcistan Cumhurbaşkanı Miheil Kavelaşvili ile yaptığı görüşmede, Ahıska Türklerinin “onurlu ve güvenli” bir şekilde Gürcistan’daki topraklarına dönmeleri gerektiğini dile getirdi. Siyasi nezaket çerçevesinde ifade edilmiş olsa da bu talep, tarihsel gerçekleri ve günümüz dengelerini bilenler için tartışmalı, hatta riskli bir çıkıştır. Ahıska’nın hikâyesi, yalnızca 1944 sürgünüyle başlamadı. Tarih iki yada üç farklı anlatımla karşımıza çıkar: Birinci iddiaya göre, 1640 sonrası Cakeli beyleri öncülüğünde Gürcüler İslamiyet’i kabul etmiş ve Osmanlı tebaası hâline gelmiştir. Belgeler, bu sürecin bölgedeki nüfus yapısını nasıl değiştirdiğini gösterir. İkinci iddiaya göre ise, Büyük Selçuklular Kafkasya’yı işgal etmiş, Orta Asya’dan Türkleri Ahıska’ya yerleştirmiştir. Bu bir göç değil, bilinçli bir nüfus mühendisliğidir. Üçüncüsü ise Yüzyıllar sonra Osmanlı devreye girdi. Ahıska, Osmanlı hâkimiyetine girdi; Cakeli beyleri Osmanlı sistemiyle bütünleşti. Ancak uzun sürmedi. Osmanlı–Rus savaşlarının ardından bölge Rusya’ya geçti ve Ruslar, binlerce Ahıska Türkünü sayılarda farklı görünse de  yaklaşık 100 bin kişiyi — Orta Asya’ya sürdü. Bugün bu sürgünlerin torunlarının büyük sürgün öncesi Anadolu’ya gelerek Türkiye’de yaşıyor. Bugün meseleye sadece “Ahıskalıları geri gönderelim” gözüyle bakmak eksik olur. Eğer Anadolu’dan göç ettirilen Rumlar veya Ermeniler de “Biz atalarımızın topraklarına dönmek istiyoruz” derse ne yanıt vereceğiz? Ahıska’nın bugünkü demografisi ortada: Ruslar, Türkiye’den gelen Ermeniler ve kısmen yerli Gürcüler… Kimse “Al topraklarını, buyur yerleş” demiyor; biz de dememeliyiz. Üstelik Ahıskalı Türklerin büyük çoğunluğu Anadolu’yu vatan bellemiş durumda. Önce kendi çuvaldızı kendimize batırmalı, sonra başkalarından talepte bulunmalıyız. Atalarımızın nüfus politikalarının faturasını bugünkü Gürcistan halkına ödetmek, dostluğun değil, tarihsel rövanşizmin dilidir. Ve bu dil, iki ülke arasındaki güveni büyütmez, mesafeyi artırır.
Ekleme Tarihi: 17 Ağustos 2025 -Pazar
İbrahim COŞKUN

AHISKA ÜZERİNDEN TARİHİ KARIŞTIRAN SİYASET

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gürcistan Cumhurbaşkanı Miheil Kavelaşvili ile yaptığı görüşmede, Ahıska Türklerinin “onurlu ve güvenli” bir şekilde Gürcistan’daki topraklarına dönmeleri gerektiğini dile getirdi. Siyasi nezaket çerçevesinde ifade edilmiş olsa da bu talep, tarihsel gerçekleri ve günümüz dengelerini bilenler için tartışmalı, hatta riskli bir çıkıştır.

Ahıska’nın hikâyesi, yalnızca 1944 sürgünüyle başlamadı. Tarih iki yada üç farklı anlatımla karşımıza çıkar:

Birinci iddiaya göre, 1640 sonrası Cakeli beyleri öncülüğünde Gürcüler İslamiyet’i kabul etmiş ve Osmanlı tebaası hâline gelmiştir. Belgeler, bu sürecin bölgedeki nüfus yapısını nasıl değiştirdiğini gösterir.

İkinci iddiaya göre ise, Büyük Selçuklular Kafkasya’yı işgal etmiş, Orta Asya’dan Türkleri Ahıska’ya yerleştirmiştir. Bu bir göç değil, bilinçli bir nüfus mühendisliğidir.

Üçüncüsü ise Yüzyıllar sonra Osmanlı devreye girdi. Ahıska, Osmanlı hâkimiyetine girdi; Cakeli beyleri Osmanlı sistemiyle bütünleşti. Ancak uzun sürmedi. Osmanlı–Rus savaşlarının ardından bölge Rusya’ya geçti ve Ruslar, binlerce Ahıska Türkünü sayılarda farklı görünse de  yaklaşık 100 bin kişiyi — Orta Asya’ya sürdü. Bugün bu sürgünlerin torunlarının büyük sürgün öncesi Anadolu’ya gelerek Türkiye’de yaşıyor.

Bugün meseleye sadece “Ahıskalıları geri gönderelim” gözüyle bakmak eksik olur. Eğer Anadolu’dan göç ettirilen Rumlar veya Ermeniler de “Biz atalarımızın topraklarına dönmek istiyoruz” derse ne yanıt vereceğiz? Ahıska’nın bugünkü demografisi ortada: Ruslar, Türkiye’den gelen Ermeniler ve kısmen yerli Gürcüler… Kimse “Al topraklarını, buyur yerleş” demiyor; biz de dememeliyiz.

Üstelik Ahıskalı Türklerin büyük çoğunluğu Anadolu’yu vatan bellemiş durumda. Önce kendi çuvaldızı kendimize batırmalı, sonra başkalarından talepte bulunmalıyız. Atalarımızın nüfus politikalarının faturasını bugünkü Gürcistan halkına ödetmek, dostluğun değil, tarihsel rövanşizmin dilidir. Ve bu dil, iki ülke arasındaki güveni büyütmez, mesafeyi artırır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gundemmedya.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.

ctwpaa.org deneme bonusu veren siteler bahis siteleri