İbrahim COŞKUN
Köşe Yazarı
İbrahim COŞKUN
 

“Vatandaş Yolda Perişan, Ankara Hâlâ Masal Anlatıyor!”

Ünye-Akkuş yolu…Bu cümleyi artık duymaktan vatandaş yoruldu, yazmaktan biz yorulduk. Ama belli ki utanması gerekenler hâlâ utanmadı. Yıllardır aynı hikâye…“Bu yıl yatırım programında.” “Önümüzdeki yıl başlayacak.” “Ödenek hazır.” “Çalışmalar sürüyor.” Siyasetin ezber cümleleriyle halkı oyalamaktan başka ne yapıldı? Bu yol için sadece gazeteciler değil, bölge halkı da mücadele verdi. İmzalar toplandı, çağrılar yapıldı, haberler yayınlandı. İnsanlar artık güvenli bir yol istediklerini haykırdı. Çünkü bu mesele siyaset değil; can güvenliği meselesiydi. Sonra ne oldu?Zaten ağır aksak ilerleyen yolun bir bölümü ilk büyük afette uçtu gitti. “Sel oldu” dediler. “Afet” dediler. “Mühendislik hatası olabilir” dediler. Peki soruyorum: Madem bu yol yıllardır yapılıyor, madem milyonlar harcanıyor, ilk selde çökecek bir yol mu planlandı? Ardından klasik Türkiye manzarası…Heyetler geldi. Fotoğraflar çekildi. Açıklamalar yapıldı. Halka umut dağıtıldı. En net açıklama ise kamuoyunda güven veren isimlerden biri olan AK Parti Ordu Milletvekili ve eski Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’den geldi. “50 milyon liralık ödenek hazır” denildi. “Yol kısa sürede yapılacak” mesajı verildi. Vatandaş da doğal olarak inandı. Ama aradan zaman geçti… Ana yol kapalı kaldı. İnsanlar mecburen tahliye yolunu kullanmaya devam etti. Başta “idare eder” denilen süreç, zaman uzadıkça çileye dönüştü. Sonra kulislerden başka iddialar çıkmaya başladı. Müteahhit ödemeleri yapılmamış…Süreç anlatıldığı gibi ilerlememiş…Ankara’dan ses yok… Daha vahimi ne biliyor musunuz? Vatandaş başka AK Partili vekillere bu konuyu sorduğunda aldığı cevap: “Kim açıkladıysa gidin ona sorun.” İşte mesele tam da burada başlıyor. Bu mudur devlet ciddiyeti? Bu mudur halka verilen sözün ağırlığı? Bir vekilin söylediğini diğeri sahiplenmiyorsa, vatandaş hangi söze güvenecek? Ortada ciddi bir mağduriyet var. İnsanlar yıllardır yol bekliyor. Esnaf mağdur, sürücüler mağdur, bölge halkı mağdur. Ama Ankara hâlâ sessiz. Yerelde mücadele eden siyasetçileri, bürokratları görüyoruz. En azından sorun büyümesin diye çabalıyorlar. Ancak mesele artık yerelin boyunu aşmıştır. Çünkü bu yol sadece asfalt meselesi değil; Bu yol, verilen sözlerin çöküş hikâyesidir. Ben artık bu konuyu yazarken utanıyorum. Ama bu halkı yıllardır oyalayanlar belli ki utanmıyor. Hoşça kalın.
Ekleme Tarihi: 18 Mayıs 2026 -Pazartesi
İbrahim COŞKUN

“Vatandaş Yolda Perişan, Ankara Hâlâ Masal Anlatıyor!”

Ünye-Akkuş yolu…Bu cümleyi artık duymaktan vatandaş yoruldu, yazmaktan biz yorulduk. Ama belli ki utanması gerekenler hâlâ utanmadı.

Yıllardır aynı hikâye…“Bu yıl yatırım programında.” “Önümüzdeki yıl başlayacak.” “Ödenek hazır.” “Çalışmalar sürüyor.”

Siyasetin ezber cümleleriyle halkı oyalamaktan başka ne yapıldı?

Bu yol için sadece gazeteciler değil, bölge halkı da mücadele verdi. İmzalar toplandı, çağrılar yapıldı, haberler yayınlandı. İnsanlar artık güvenli bir yol istediklerini haykırdı. Çünkü bu mesele siyaset değil; can güvenliği meselesiydi.

Sonra ne oldu?Zaten ağır aksak ilerleyen yolun bir bölümü ilk büyük afette uçtu gitti.

“Sel oldu” dediler. “Afet” dediler. “Mühendislik hatası olabilir” dediler.

Peki soruyorum: Madem bu yol yıllardır yapılıyor, madem milyonlar harcanıyor, ilk selde çökecek bir yol mu planlandı?

Ardından klasik Türkiye manzarası…Heyetler geldi. Fotoğraflar çekildi. Açıklamalar yapıldı. Halka umut dağıtıldı.

En net açıklama ise kamuoyunda güven veren isimlerden biri olan AK Parti Ordu Milletvekili ve eski Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’den geldi. “50 milyon liralık ödenek hazır” denildi. “Yol kısa sürede yapılacak” mesajı verildi.

Vatandaş da doğal olarak inandı.

Ama aradan zaman geçti… Ana yol kapalı kaldı. İnsanlar mecburen tahliye yolunu kullanmaya devam etti. Başta “idare eder” denilen süreç, zaman uzadıkça çileye dönüştü.

Sonra kulislerden başka iddialar çıkmaya başladı. Müteahhit ödemeleri yapılmamış…Süreç anlatıldığı gibi ilerlememiş…Ankara’dan ses yok…

Daha vahimi ne biliyor musunuz? Vatandaş başka AK Partili vekillere bu konuyu sorduğunda aldığı cevap: “Kim açıkladıysa gidin ona sorun.”

İşte mesele tam da burada başlıyor.

Bu mudur devlet ciddiyeti? Bu mudur halka verilen sözün ağırlığı? Bir vekilin söylediğini diğeri sahiplenmiyorsa, vatandaş hangi söze güvenecek?

Ortada ciddi bir mağduriyet var. İnsanlar yıllardır yol bekliyor. Esnaf mağdur, sürücüler mağdur, bölge halkı mağdur.

Ama Ankara hâlâ sessiz.

Yerelde mücadele eden siyasetçileri, bürokratları görüyoruz. En azından sorun büyümesin diye çabalıyorlar. Ancak mesele artık yerelin boyunu aşmıştır.

Çünkü bu yol sadece asfalt meselesi değil; Bu yol, verilen sözlerin çöküş hikâyesidir.

Ben artık bu konuyu yazarken utanıyorum. Ama bu halkı yıllardır oyalayanlar belli ki utanmıyor.

Hoşça kalın.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gundemmedya.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.