Bugünden itibaren geçerli olan ve Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kooperatifleri tarafından müjde olarak açıklanan kredi limitlerinin yükseltilerek vadelerinin uzatılması haberlerini sorgulamak istiyorum.
Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri üzerinden kredi limitlerinin artırılması, ilk bakışta “destek” gibi sunuluyor.
Ama asıl soru şu: Esnafın gerçekten ihtiyacı daha fazla kredi mi yoksa krediye ihtiyaç duymayacağı bir ekonomik düzen mi?
Bugün binlerce esnaf ayakta kalmak için borç çeviriyor. Kirasını, personel maaşını, vergisini kredilerle dengelemeye çalışıyor. Borçlanma imkânını genişletmek kısa vadede bir rahatlama gibi görünse de geçici. Çünkü kredi gelir değildir.
Ödenmesi gereken bir borçtur ve satışlar artmıyorsa, alım gücü yükselmiyor, maliyetler düşmüyorsa bugün alınan kredi yarın daha ağır bir borç yüküne dönüşür. Esnafın en büyük beklentisi daha yüksek kredi limiti değil; öngörülebilir ekonomi, düşük enflasyon, makul finansman maliyetleri ve alım gücü artışı. Kredi limitlerinin artırılması doğru ekonomik politikalarla desteklenmedikçe tek başına kalıcı çözüm değildir.
Gerçek başarı; esnafın borçla değil, kazancıyla büyüdüğü, üretimin arttığı ve ticaretin doğal dengesi içinde geliştiği bir ekonomik düzen kurabilmek. Çünkü güçlü ekonomi, krediyle ayakta duran değil; üreten, kazanan ve sürdürülebilir büyüyen esnafla mümkün.
Haftaya Görüşmek Dileğiyle…