İbrahim COŞKUN
Köşe Yazarı
İbrahim COŞKUN
 

Mahkûm Kadınlar İmama Emanet!

Osmanlı’da Kadın Mahkûmlar ve Ünye Cezaevi Tarihine Dair Bir İnceleme Osmanlı İmparatorluğu’nda ceza infaz sistemi, özellikle Tanzimat sonrası dönemde yeniden düzenlenmeye çalışılmış; ancak taşra uygulamaları çoğu zaman merkezden farklı biçimlerde yürütülmüştür. Bu makalede, Osmanlı döneminde kadın mahkûmların cezalarının infazı ve Ünye’deki cezaevi tarihinin gelişimi ele alınacaktır. Çalışmada, merhum İrfan Işık hocamızın Ünye cezaevleri üzerine yaptığı araştırmalar, Tanzimat dönemi ceza infaz kayıtları ve sözlü tarih verileri temel kaynaklar olarak kullanılmaktadır. Omanlı’da Kadın Mahkûmların Ceza İnfazı Osmanlı taşrasında kadın mahkûmlar için özel cezaevleri bulunmamaktaydı. Kaynaklarda, bu mahkûmların genellikle bulundukları köyün en güvenilir ve yaşlı imamlarının evlerine emanet edildiği görülmektedir. İmamların evlerinde ayrılan özel bölümler “çile odası” olarak adlandırılmakta ve kadın mahkûmlar cezalarını burada çekmekteydi. Bu uygulama, modern anlamda ev hapsine tam olarak karşılık gelmese de, kadınların toplumdan tecrit edilmesini sağlarken aynı zamanda dini ve ahlaki kontrol altında tutulmasını mümkün kılmaktaydı. İmamın gözetimi, cezalandırma ve ıslah sürecinin ayrılmaz bir parçasıydı. Ünye’de Kadın Mahkûmlar İçin Kiralanan Evler Ünye örneğinde kadın mahkûmlar için farklı bir yöntem de uygulanmıştır. Çamurlu Mahallesi’nde, bugünkü Cumhuriyet Okulu yakınlarında bir ev kiralanmış; evin bir kısmında hane halkı yaşamış, diğer kısmında ise kadın mahkûmlar barındırılmıştır. Bu uygulama, şehir merkezinde kadın mahkûmlar için geçici çözümler üretildiğini göstermektedir. Ünye’de Cezaevi Tarihinden Kesitler Saray Camii’nin Eski Ahşap Binası Bugünkü Saray Camii’nin yerinde, Osmanlı döneminde küçük ve ahşap bir yapı cezaevi olarak kullanılmıştır. 1939 Erzincan Depremi’nde bu bina yıkılmıştır. Deprem sonrası cezaevi mahkûmları yardım için Erzincan’a sevk edilmiş, idamlıklar dâhil hiçbir mahkûm firar etmemiştir. Bu davranış, 1940 yılında çıkarılan genel af ile ödüllendirilmiştir. Jandarma Komutanlığı Hapishanesi Bugünkü ilçe emniyet binasının bulunduğu alanda geçmişte iki yapı bulunmaktaydı: Adliye ve Jandarma Komutanlığı. Jandarma Komutanlığı’nın bodrum katı uzun yıllar hapishane olarak kullanılmıştır. Kaledere Hapishanesi Kaledere İlköğretim Okulu’nun bulunduğu alan, eski bir mezarlığının üzerine kuruludur. Mezarlığın bitişiğinde yer alan iki katlı küçük taş bina, Adalet Bakanlığı tarafından kiralanarak cezaevi olarak kullanılmıştır. Ancak yol genişletme çalışmaları sırasında bina yıkılmış, arsası yol yapılmıştır. Tepe Cezaevi (Debboy ve Kilise İddiası) Ünye’nin Çamurlu Mahallesi’nde, bugünkü Necmettin Polvan İlköğretim Okulu’nun bulunduğu yerde Tepe Cezaevi yer almaktaydı. Kaynaklar, bu binanın kökeni hakkında farklı bilgiler vermektedir.         •      Bazı rivayetlerde binanın önce bir kilise olduğu, sonradan dönüştürülerek cezaevi haline getirildiği ifade edilmektedir.         •      Başka kaynaklarda ise buranın Osmanlı döneminde bir askeri mühimmat deposu (Debboy) olarak inşa edildiği, daha sonra cezaevi olarak kullanılmaya başlandığı belirtilmektedir. Her iki ihtimal de, Ünye’nin bu yapıyı bölgedeki en modern cezaevi olarak değerlendirdiğini değiştirmemektedir. Zira Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde artan tutuklu sayısı ve ağır ceza mahkemelerinin gelmesiyle birlikte, küçük cami ve kiralık evlerin yetersiz kalması üzerine bu taş bina cezaevi olarak kullanılmıştır. Yüceler Cezaevi Ünye’nin günümüzdeki cezaevi ise Yüceler Mahallesi’nde bulunmaktadır. Bu yapı, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan cezaevi geleneğinin son halkasını temsil etmektedir. Osmanlı taşrasında kadın mahkûmlar için özel cezaevlerinin bulunmaması, onların güvenilir imamların gözetimine bırakılmasıyla çözülmüştür. Bu durum, dini otoritenin Osmanlı adalet sistemindeki merkezi rolünü açıkça ortaya koymaktadır. Ünye özelinde ise cezaevi geleneği, imam evlerinden başlayarak, kiralık evler, cami yapıları, jandarma bodrumları ve nihayet Tepe Cezaevi gibi büyük devlet binalarına kadar uzanan bir dönüşüm yaşamıştır. Ünye’deki cezaevi tarihinin incelenmesi, yalnızca yerel bir adalet uygulamasını değil, aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte adalet sistemindeki dönüşümü anlamak açısından da önem arz etmektedir.  
Ekleme Tarihi: 19 Ağustos 2025 -Salı
İbrahim COŞKUN

Mahkûm Kadınlar İmama Emanet!

Osmanlı’da Kadın Mahkûmlar ve Ünye Cezaevi Tarihine Dair Bir İnceleme

Osmanlı İmparatorluğu’nda ceza infaz sistemi, özellikle Tanzimat sonrası dönemde yeniden düzenlenmeye çalışılmış; ancak taşra uygulamaları çoğu zaman merkezden farklı biçimlerde yürütülmüştür. Bu makalede, Osmanlı döneminde kadın mahkûmların cezalarının infazı ve Ünye’deki cezaevi tarihinin gelişimi ele alınacaktır. Çalışmada, merhum İrfan Işık hocamızın Ünye cezaevleri üzerine yaptığı araştırmalar, Tanzimat dönemi ceza infaz kayıtları ve sözlü tarih verileri temel kaynaklar olarak kullanılmaktadır.

Omanlı’da Kadın Mahkûmların Ceza İnfazı

Osmanlı taşrasında kadın mahkûmlar için özel cezaevleri bulunmamaktaydı. Kaynaklarda, bu mahkûmların genellikle bulundukları köyün en güvenilir ve yaşlı imamlarının evlerine emanet edildiği görülmektedir. İmamların evlerinde ayrılan özel bölümler “çile odası” olarak adlandırılmakta ve kadın mahkûmlar cezalarını burada çekmekteydi.

Bu uygulama, modern anlamda ev hapsine tam olarak karşılık gelmese de, kadınların toplumdan tecrit edilmesini sağlarken aynı zamanda dini ve ahlaki kontrol altında tutulmasını mümkün kılmaktaydı. İmamın gözetimi, cezalandırma ve ıslah sürecinin ayrılmaz bir parçasıydı.

Ünye’de Kadın Mahkûmlar İçin Kiralanan Evler

Ünye örneğinde kadın mahkûmlar için farklı bir yöntem de uygulanmıştır. Çamurlu Mahallesi’nde, bugünkü Cumhuriyet Okulu yakınlarında bir ev kiralanmış; evin bir kısmında hane halkı yaşamış, diğer kısmında ise kadın mahkûmlar barındırılmıştır. Bu uygulama, şehir merkezinde kadın mahkûmlar için geçici çözümler üretildiğini göstermektedir.

Ünye’de Cezaevi Tarihinden Kesitler

Saray Camii’nin Eski Ahşap Binası

Bugünkü Saray Camii’nin yerinde, Osmanlı döneminde küçük ve ahşap bir yapı cezaevi olarak kullanılmıştır. 1939 Erzincan Depremi’nde bu bina yıkılmıştır. Deprem sonrası cezaevi mahkûmları yardım için Erzincan’a sevk edilmiş, idamlıklar dâhil hiçbir mahkûm firar etmemiştir. Bu davranış, 1940 yılında çıkarılan genel af ile ödüllendirilmiştir.

Jandarma Komutanlığı Hapishanesi

Bugünkü ilçe emniyet binasının bulunduğu alanda geçmişte iki yapı bulunmaktaydı: Adliye ve Jandarma Komutanlığı. Jandarma Komutanlığı’nın bodrum katı uzun yıllar hapishane olarak kullanılmıştır.

Kaledere Hapishanesi

Kaledere İlköğretim Okulu’nun bulunduğu alan, eski bir mezarlığının üzerine kuruludur. Mezarlığın bitişiğinde yer alan iki katlı küçük taş bina, Adalet Bakanlığı tarafından kiralanarak cezaevi olarak kullanılmıştır. Ancak yol genişletme çalışmaları sırasında bina yıkılmış, arsası yol yapılmıştır.

Tepe Cezaevi (Debboy ve Kilise İddiası)

Ünye’nin Çamurlu Mahallesi’nde, bugünkü Necmettin Polvan İlköğretim Okulu’nun bulunduğu yerde Tepe Cezaevi yer almaktaydı. Kaynaklar, bu binanın kökeni hakkında farklı bilgiler vermektedir.

        •      Bazı rivayetlerde binanın önce bir kilise olduğu, sonradan dönüştürülerek cezaevi haline getirildiği ifade edilmektedir.

        •      Başka kaynaklarda ise buranın Osmanlı döneminde bir askeri mühimmat deposu (Debboy) olarak inşa edildiği, daha sonra cezaevi olarak kullanılmaya başlandığı belirtilmektedir.

Her iki ihtimal de, Ünye’nin bu yapıyı bölgedeki en modern cezaevi olarak değerlendirdiğini değiştirmemektedir. Zira Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde artan tutuklu sayısı ve ağır ceza mahkemelerinin gelmesiyle birlikte, küçük cami ve kiralık evlerin yetersiz kalması üzerine bu taş bina cezaevi olarak kullanılmıştır.

Yüceler Cezaevi

Ünye’nin günümüzdeki cezaevi ise Yüceler Mahallesi’nde bulunmaktadır. Bu yapı, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan cezaevi geleneğinin son halkasını temsil etmektedir.

Osmanlı taşrasında kadın mahkûmlar için özel cezaevlerinin bulunmaması, onların güvenilir imamların gözetimine bırakılmasıyla çözülmüştür. Bu durum, dini otoritenin Osmanlı adalet sistemindeki merkezi rolünü açıkça ortaya koymaktadır. Ünye özelinde ise cezaevi geleneği, imam evlerinden başlayarak, kiralık evler, cami yapıları, jandarma bodrumları ve nihayet Tepe Cezaevi gibi büyük devlet binalarına kadar uzanan bir dönüşüm yaşamıştır.

Ünye’deki cezaevi tarihinin incelenmesi, yalnızca yerel bir adalet uygulamasını değil, aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte adalet sistemindeki dönüşümü anlamak açısından da önem arz etmektedir.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gundemmedya.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.

ctwpaa.org deneme bonusu veren siteler bahis siteleri