Ordu’nun sahil incisi Ünye, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihin derin izlerini taşıyan yapılarıyla da Karadeniz’in saklı kültür hazinelerinden biri. Ancak bu kadim kentin değerli mirasları, ne yazık ki çoğu zaman ya görmezden geliniyor ya da asıl kimliğinden uzaklaştırılıyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri ise, bugün “Kefeli Hanı” olarak bilinen, aslında bir zamanların şarap fabrikası olan tarihi yapıdır.
Kefeli Han’ın Bilinmeyen Yüzü: Bir Şarap Fabrikası
Bugün halk arasında “Kefeli Hanı” olarak bilinen yapı, 1871 yılında inşa edilmiş, ön cephesinde Arapça rakamlarla 1288 (Hicri) ve Latin harfleriyle aynı yıl yazılmıştır. Ünye yerel Tarih grubunun yaptığı çalışmalarda Tapu kayıtlarına göre bina, önce Osik’in oğullarından Ermeni asıllı Artin Darendelioğlu’na, ardından da Rum tüccarlar Yorgi ve Londi’ye geçmiştir. Yapı, o yıllarda şarap üretimi yapılan bir fabrika olarak kullanılmıştır.
Ancak 1923 Lozan Mübadelesi’yle, tıpkı Anadolu’nun dört bir yanında olduğu gibi, Ünye’deki Ermeni ve Rum vatandaşlar da yurtlarını terk etmek zorunda kaldı. Bu yapı da o süreçte kaderine terk edildi. İlginç olan şu ki, gayrimenkulün tapusu, mübadele sonrası mülkiyet devri tamamlanamadan yerel Kefeli ailesine geçmiş, ardından Kefelizade Hamdi Efendi tarafından satın alınarak alt katı dükkân, üst katı han olarak kullanılmıştır.
Belediyeye Devredilen Tarih: Yaşatmak mı, Unutturmak mı?
Yıllar içinde kullanılmaz hâle gelen bu bina, metruk durumda beklerken, Ünye Belediyesi ve Kültür Varlıkları Koruma Kurulu iş birliğiyle restore edilerek kamuya kazandırıldı. Ne var ki, bu kadar zengin bir geçmişe sahip olan, bölge şarapçılığının sembolü olan bina, çocuk kütüphanesi olarak işlevlendirildi. Kütüphaneler elbette kıymetlidir; ancak bu özel yapının tarihî ve kültürel dokusuna uygun bir şekilde değerlendirilmemesi, Ünye’nin geçmişine yapılan bir haksızlık olarak görülmelidir.
Bu bina, Ünye’nin unutulmaya yüz tutmuş şarapçılık geçmişini, mübadeleyle yarım kalmış bir hayatı ve çokkültürlü yapısını yansıtan önemli bir tanıktır. Neden bu yapıda “Ünye Şarapları” adıyla yöresel ve tarihî şarapların hikâyesinin anlatıldığı, bir kültür evi ya da şarap müzesi oluşturulmasın? Neden çocuklara değil, geçmişin bağbozumu hikâyelerine ev sahipliği yapmasın?
Ünye Sadece Kaleden İbaret Değil
Bugün turizm deyince Ünye’de akla ilk gelen yer Ünye Kalesi olsa da, şehir aslında çok daha fazlasını barındırıyor. Mitrol Yüceler Mevkii’nde bulunduğu bilinen Mithridates yazlığı, Aynikola Kilisesi, Yazkonağı Mağarası ve daha nice yapı, gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor. Ne yazık ki, bu kültürel mirasların çoğu ya ihmal ediliyor ya da turizm açısından değerlendirilmeden yok olmaya terk ediliyor.
Öte yandan, geçtiğimiz yıllarda Ünye Kalesi’nde yapılan sınırlı bir restorasyon çalışması bile, bölgeye ziyaretçi akınına neden olmuşken, daha geniş bir tarihî mirasın ayağa kaldırılması hâlinde Ünye’nin turizmde alacağı mesafe ortadadır.
Ünye’nin Ruhunu Yaşatmak
Ünye, yalnızca geçmişin taşlarını değil, aynı zamanda o taşlara sinmiş kokuları, tatları, hikâyeleri de içinde barındırır. Bugün bir çocuk kütüphanesi olarak kullanılan yapı, belki de Türkiye’deki tek eski şarap fabrikası örneklerinden biri olabilir. Onu orijinal kimliğine sadık kalarak değerlendirmek, hem Ünye’ye hem de tarihimize yapılacak büyük bir iyilik olacaktır.
Geçmişi anlamak, bugünü yaşatmak ve yarını inşa etmek için Ünye’nin tarihine uygun projeler şart. Yoksa, tarih sadece restore edilmekle değil, anlamına uygun yaşatılmakla korunur.